ATATÜRK
MAKROLİNE
Büyük Urartu
ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 54.156.37.174
Online Ziyaretçi: 15
Bugün Toplam: 5316
Dün Toplam: 6076
Genel Toplam: 13643846
HABER ARAMA
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

BU HASTANEDE İYİLEŞMEYENİ DÖVÜYORLAR(!)

Tarih:

16 Temmuz 2013 Salı 18:18

Okunma:

9577

Yorum:

0     Yorum Yaz

BU HASTANEDE İYİLEŞMEYENİ DÖVÜYORLAR(!)

BU HASTANEDE İYİLEŞMEYENİ DÖVÜYORLAR(!)
Değerli okuyucularımız bizler, sizler adına hizmette sınır tanımıyoruz. Hakemin Sesi İmtiyaz Sahibi Ercan Durna daha önce Ankara’da kış mevsiminde buz üzerinde kayarak omzunun üzerine düşmüştü. Çok sayıda lif kopukluğu nedeniyle sol elini kullanmakta zorluk çekiyordu. İstanbul’da çok sayıda hastane ve doktorlara muayene oldu ancak bir türlü iyileşememişti. En son olarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezine gitmişti. Burada bir süre yatan Ercan Durna tedavi sonunda sağlığına kavuşmuştu.
Orada hastalara verilen hizmeti görmüş ve bunu kamuoyuna tanıtmak adına Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sami Hizmetli’yi Barış TV’de konuk etmiş ve sporcu sakatlanmalarını canlı yayında anlattırarak vatandaşların bilgilendirilmesi konusunu masaya yatırmıştı.
Durna, bununla yetinmeyerek Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti. Burada Yrd. Doç. Dr. Emrullah Hayta görüştü ve hastanenin son konumu hakkında bilgiler aldı. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sami Hizmetli ile görüşerek çok geniş bir söyleşi gerçekleştirdi. Hizmetli’nin verdiği çok çarpıcı açıklamaları lütfen sonuna kadar okumanızı öneririz.
En son olarak da vatandaşlarla görüşerek hastalara verilen hizmetler hakkında bilgiler aldı.
 
BU YAZI KAÇMAZ!
 
Son yıllarda önemi daha fazla farkedilen tıp dallarından biri de fizik tedavi ve rehabilitasyon. Romatizmal, ortopedik, nörolojik, solunum, kalp gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan fizik tedavi ve rehabilitasyon normal yaşama dönmeyi hızlandırıyor. Fizik tedavi ve Rehabilitasyon denince ülkemizde bir yıldız gibi parlayan bir hastane var; Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fizik tedavi ve Rehabilitasyon bölümü.. Önceleri pek çok kimsenin bilmediği Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 16.12.1986 tarihinde Prof. Dr. Sami Hizmetli’nin yardımcı doçent doktor olarak atanmasıyla kuruldu.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'ne bağlı Fizik Tedavi Ünitesi'nin Sıcak Çermik'teki merkezdeki çalışmaları çok yakından gördüm. Çok hasta ile konuştum burada fizik tedavi alanında adeta destan yazılıyor.
Verilen bu hizmet sadece Sivaslılara değil, tüm Türkiye'den gelen vatandaşlara şifa dağıtıyor.
Prof. Dr. Sami Hizmetli’nin Sessiz sedasız kurduğu, bu tesis, yıllar geçtikçe ünü ve hizmet başarıları yurdun dört bir yanına yayılmaya başladı. Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne bağlı çalışan Sıcak Çermik'teki bu Fizik Tedavi Ünitesi, Türkiye'de hekim kontrolünde kaplıca tedavisi ile fizik tedaviyi birlikte uygulayan tek hastane olarak da gösteriliyor. 40 santigrat derece sıcaklığı bulunan kaplıca suyu da mix termal su olarak geçiyor. 

Prof. Dr. Sami Hizmetli " Özellikle şu son 9 yıl içinde çok iyi geri dönüşler aldıklarını, Yoğun ilgi de gördüklerini söylüyor ve özellikle Sivas, Kayseri, Tokat, Yozgat, Malatya ve Erzincan'ın yanı sıra Ankara ve İstanbul'dan da çok sayıda hastayı şifaya kavuşturduklarını söylüyor.
Fizik Tedavi Merkezi'nin bulunduğu yer Sıcak Çermiğin içinde bulunuyor ve kaplıca suyu ile tedavi yapılıyor. Her türlü ulaşıma açık bir yerde oluşu hastaların buraya rahatlıkla gelip gitmesinde etkili oluyor. Sivas Havaalanına da çok yakın..
Burası 2004 yılında inşa edilip hizmete açılmış. Giderek büyüyen bir hasta artışı var ve sıra bekleyenler de çoğunlukta. Bu markalaşma yolunda emin adımlarla yürümektir.

NELER YAPILIYOR?

Prof. Dr. Sami hizmetli bakın bu konuda neler söylüyor;
Servisimize gelen hastaları " Yaklaşık 15-20 gün süren tedavi öncesi hastaları genel sağlık kontrolünden geçiriyoruz. Kardiyovasküler rahatsızlığı, diyabeti hipertansiyonu veya dahili problemleri olanları tespit ediyoruz. Eğer tedaviye uygun değillerse kaplıca tedavi uygulamıyoruz. Diğer kaplıca merkezlerinden en büyük farkımız budur. Hipertansiyonu, kalp yetmezliği ve vücudunun herhangi bir yerinde enfeksiyonu olan hastaların bu rahatsızlığı kaplıca tedavisinden sonra artabiliyor. Ölümlere yol açan nedenler ortaya çıkabiliyor. Bir de şu kesinlikle unutulmasın. Kaplıca tedavileri mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır." Dedi.
 
Prof. Dr. Sami hizmetli bize şu bilgileri verdi: “Fizik tedavi ve rehabilitasyon aslında tıbbın içerisinde ama biraz farklı konumu olan bir branş. Hekimi üç aşamada inceleyecek olursak, koruyucu hekimlik, tedavi edici hekimlik ve rehabilitasyon hekimliği. Gördüğünüz gibi bu üç aşamanın bir ayağını oluşturuyor. Ve vazgeçilmez bir ayak. Koruyucu hekimlik adı üstünde, zaten hastalığın oluşmaması için sarfedilen tüm çabaları içeriyor. Tedavi edecek hekim, hastalık oluşturduktan sonra hastalığı gidermeye, durdurmaya veya yavaşlatmaya yönelik tüm tedavi yöntemleri. Tıbbi olabilir, cerrahi olabilir, bunları içeriyor. Oysa rehabilitasyon hekimliği hastalıktan sonra ortaya çıkan organ yetersizlikleri veya bunun alt basamağı olan sakatlık veya engellilik gibi toplumsal boyutunu ilgilendiren bu problemlerin giderilmesine, bilhassa fonksiyon kayıplarının en aza indirgenmesini sağlayan tüm eforları içeriyor. Ve aşağı yukarı tüm branşlarla da içiçe çalışmak durumunda.”


       

İLGİ ALANLARI NELER?
       Fizik tedavi ve rehabilitasyonun başlıca ilgi alanları ve etkin kullanımının söz konusu olduğu olduğu hastalıklar konusunda ise Prof. Dr. Sami Hizmetli, şunları söyledi: “Aslında hitap etmediği hastalık grubu yok gibi. Ama gerçekten de daha yoğun olarak ilgi alanı içerisine giren belirli hastalık grupları var. Bunların başında özellikle ülkemizde de en sık bilinen yönü romatizmal hastalıklarla ilgili tedavi yöntemleri. Fizik tedavi, rehabilitasyon yöntemleri. Bunun dışında ortopedik rehabilitasyon dediğimiz tüm ortopedik girişimlerden sonra yapılan rehabilitasyon yöntemleri. Veya ortopedik problemi olan hastalarda, cerrahi geçirmeseler bile uygulanan rehabilitasyon yöntemleri, ki günümüzde tüm dünyada olduğu gibi ortopedik cerrahinin gelişmesiyle birlikte bu branşta da özellikle son 15 yılda büyük aşamalar gösterildi. Ülkemizde de buna paralellik gösteriyor bu gelişmeler zaten.
       
TEDAVİ  VE PERİYOTLARI

       Fizik-tedavinin uygulama sırasında büyük rahatlık sağlayıp, tedavi sonrası bir süre etkisinin devam ettiği durumlarla ilgili olarak Prof. Dr. Hizmetli, şu açıklamayı yaptı: “Fizik tedavi çok geniş bir hastalık spektrumunu ilgilendiren bir tedavi yöntemi. Rehabitilasyonu da ekleyeceğiz buna. Dolayısıyla bazı hastalıklarda fizik tedavinin kalıcı etkisi var. Ama bazı hastalıklar, sadece fizik tedaviyle giderilebilecek hastalıklar değil. Bunlar kronik sorunlar. Dolayısıyla bu tip durumlarda fizik tedavi, belirli dönemler için rahatlatıcı etki yapıyor. Örneğin kalça kireçlenmesinde herkes her hastada farklı olmakla birlikte, bu ameliyatı da gerektirebilecek uzun vadede bir sorun. Dolayısıyla eğer bu düzeye gelmemişse, bu düzeye gelene kadar veya bu düzeye gelmemesini sağlamak için belirli periyotlarla gerçekten fizik tedavi yapmak gerekiyor. Ama iş tabi fizik tedaviyle de bitmiyor. Rehabilitasyon dediğimiz özellikle egzersiz yaklaşımlarını da hastanın da sürdürmesi lazım. Bu fizik tedaviden görülecek yararın süresini de belirgin şekilde uzatıyor. Belirli periyotlarda bu hastalarda fizik tedavinin tekrarlanması ve bu yararın sürdürülmesi gerekir.

     
TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLAR

       Trafik kazaları  ve sporcu yaralanmaları hep ülkemizde zirvede. Bunları dikkate alarak, ortopedik rahatsızlıklar, travma gibi problemlerde fizik tedavinin etkin kullanımı Prof. Dr. Hizmetli, şöyle açıkladı: “Son derece etkin. Çünkü bu kaza haberlerini okuyoruz, sporcu sakatlanmalarını canlı yayınlarda izliyoruz. Bu yaralı var deniyor ama bu yaralılar sonradan ne oluyor, kimse bunları irdelemiyor. Ortopedide çok güzel, çok mucizevi işler başarılıyor. Ama bunu rehabilitasyonla desteklemediğiniz zaman ne yazık ki bu sakatlıklar kalıcı olabiliyor. Dolayısıyla bu tip ortopedik girişimlerin sonunda ameliyatlı ve ameliyatsız büyük oranda fizik tedaviyle hastaların eski fonksiyonlarına geri getirilmesi lazım. Yoksa yapılan ortopedik işlemlerden de yeterince faydalanamıyor.”
       
Yrd. Doç.Dr. Emrullah Hayta(ortada) Doktorlar Nermine Umdu, Merve Canlı, hemşireler Songül Nuray, Birsen Çiftçi, Tülay Dipçin Fizyoterapistler Yunus Aleci, Uğur Demir, Özlem Taş ile birlikte görülüyor..

ROMATİZMAL HASTALIKLAR

       Romatizmal hastalıkların tedavisinde yapılan araştırmalar ve nasıl sonuçlar verdikleri, Prof. Dr. Hizmetli, şöyle dile getirdi: “Önce tabi romatizmal hastalıklardan ne kastettiğimizi belirlememiz gerekiyor. Aşağı yukarı tanımlanmış 200’ü aşkın romatizmal hastalık var gerçekten. Bunların bir kısmı kronik, süregen ve iltihaplı. Erken tedavi edilmezse, ki bunların bir kısmının tedavisi ilaç tedavisidir. Sakatlıklara yolaçan romatizmal hastalıklar ama önemli bir bölümü de iltihaplı olmayan çoğu eklem dışı veya eklemi ilgilendiren ve de erken tedavi edilirse, nüksenin önlenebileceği romatizmal hastalıklar. Dolayısıyla burada biraz tanıya yönelik olarak değişik yaklşımlar söz konusu. Çoğu zaman kalıcı olabiliyor fizik tedavinin etkisi. Veya belirli periyotlarla tekrarlanması gerekiyor.

       
MS HASTALIĞIVE ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

 Fizik tedavi ve rehabilitasyonun MS hastalığındaki etkisi konusunda Prof. Dr. Hizmetli, şu bilgileri verdi: “Nörolojik rehabilitasyon kapsamında MS hastalığı. MS hastalığının nedeni bilinmiyor ama süregen bir hastalık. İlaç tedavisiyle birlikte yürütülmesi gerekiyor fizik tedavi ve rehabilitasyonun. Çünkü MS hastalığında bilemediğimiz nedenlerle merkezi sinir sisteminde oluşan plaklar, sinir sisteminin bazı fonksiyonlarını etkileyebiliyor. Ve bu fonksiyonlar çok riskli olabiliyor. Yani hasta gövdesi veya kolundaki, bacağındaki kaslarda güçsüzlük hissedebiliyor. Duyu problemleri olabiliyor. Uyuşukluklar... Buna bağlı yine merkezi sinir sistemindeki bozukluğa bağlı spasite dediğimiz sertlikler meydana gelebiliyor. Yine idrar tutamama veya idrar yapamama gibi mesaneyle ilgili sorunlar olabiliyor. Tüm bu problemlerin en aza indirgenmesi, belki tamamen giderilmesi değil ama kasların eski fonksiyonlarına getirilmesi, mümkün olan en üst düzeyde güçlendirilmesi. Hastanın yürüme veya elini kullanma sorunu varsa, bu organlarını en üst düzeyde kullanabilmeleri için, her hastadan hastaya değişen aralıklarla, her hastanın seyri, ilaçlara cevabı farklı.. MS hastaları rehabilitasyondan çok büyük oranda yarar görüyorlar gerçekten.”

       
 BEL VE BOYUN FITIĞI

       Boyun ve bel fıtığının görülme sıklığı ve hangi aşamada fizik tedaviye başvurulması gerektiği konusunda ise Prof. Dr. Hizmetli, şunları söyledi: “Görülme sıklığı konusunda çok kesin bilgiler vermemekle beraber yüzde 70-80 oranını da görülmektedir. Ama örneğin bir bel ağrısının mutlaka fıtıktan kaynaklanması gerekli değil. Artık toplumların yüzde 80’inde hayatlarının belirli bir döneminde bir veya birkaç kez bu tip ağrıları çektiklerini düşünürsek, oldukça sık. Artık gelişen toplumlarda belki yaşam şartlarının değişmesi ve insanların yeterince spor yapamaması veya vücutlarının yeterince güçlü olmamasından, kasların yeterince güçlü olmamasından kaynaklanan sorunlardan dolayı bu fıtıkları gerçekten sık görüyoruz. Özellikle genç, çalışan dinamik yaş gruplarında büyük oranda iş, güç kayıplarına da neden olabiliyor. Bu nedenle de mutlaka tedavisi gerekiyor.”
       Boyun fıtığında fizik tedavinin ne kadar derecede faydası olacağı konusunda Prof. Dr.Hizmetli, şöyle devam etti: “Genellikle boyun ve bel fıtıklarında tedavi yöntemlerinin yüzde 85’ini ameliyat dışı tedaviler oluşturuyor. Gerçekten sinir dokusuna büyük bir bası varsa,  bu en önemli endikasyonu oluşturmaktadır, o zaman da hastayı oyalamadan cerrahiye göndermek gerekiyor. Boyun veya bel fıtıklarında cerrahi sınırlar içerisinde değilse hasta, hem bu fıtıkların yol açtığı sinir basılarının oluşturduğu problemler ortadan kaldırılabiliyor. Ve hasta kendisine söylenen önerileri ve de egzersizleri muntazam yaparsa, orta, uzun vadede de bu şikayetinden tamamen kurtulması söz konusu.”
       
SOĞUK HAVALARDA FİZİK TEDAVİ YAPILIR MI?

       “Soğuk havalarda fizik tedavi yaptırmanın bir sakıncası var mıdır?” sorusunun bütün hastaların sorduğu bir soru olduğunu belirten Prof. Dr. Hizmetli, konu ile ilgili şunları söyledi: “Biz hekimler veya bu tedaviyi uygulayan sağlık ekibi olarak,  havanın soğuk ve sıcak olmasının hiçbir önemi yok gerçekten. Çünkü yapılan ortam önemli. Bu ortamdan sonra özellikle boyun tedavisinde, çıkacağı ortam çok soğuksa, boynu koruyarak çıkmasında hiçbir sakınca yok. Dolayısıyla bu tedavilerin yazın veya kışın yapılması gibi bizim açımızdan herhangi bir ayırım yok.”

       Bir çok kişinin boyun ve bel ağrıları olduğunu ama eklemlerde değişik problemler olduğunu belirten Prof. Dr. Hizmetli, şöyle devam etti: “Boyun ve bel fıtıkları çok spesifik özel sorunlar. Ama bu kadar uç sorunlar olmadan da bölgesel ağrı dediğimiz yani çeşitli eklemlerde, tek tek omuz gibi, kalça gibi eklemin kendisinden, eklem kıkırdağından ve eklem çevresi yumuşak doku dediğimiz eklemi destekleyen kapsül, bağlar, kaslar gibi dokuların zorlanması veya çeşitli nedenlerle bir iltihabi reaksiyona uğramasından kaynaklanan çok çeşitli hastalıklar var. Bu hastalıklarda hem şikayetlerin giderilmesine yönelik hem de uzun vadede bu problemlerin tekrarlamamasına yönelik fizik tedavinin gerçekten kalıcı ve çok büyük etkin faydası var.”

       FİZİK TEDAVİNİN ve İLACIN  ETKİSİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Birçok hastanın ilaç tedavisinin mi yoksa fizik tedavinin mi daha etkin olduğunu, sorduğunu belirten Prof. Dr. Hizmetli, şunları söyledi: “Genel bir soru. Buna tek bir yanıtla cevap vermek mümkün değil. Hangi hastalıktan bahsettiğinize göre değişiyor. Bazı hastalıklarda sadece ilaç tedavisi, özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklardan bahsediyorsak. Bazı hastalıklarda sadece fizik tedavi ve rehabilitasyon, bazı hastalıklarda da ikisini birlikte eş zamanlı ya da aralıklı kullanmak gerekiyor. Dolayısıyla bu hastalıktan hastalığa veya kişiden kişiye göre bu sorunun cevabı açıkçası değişiyor.”
       
FİZİK TEDAVİ VE YÖNTEMLERİ

 Fizik tedavi uygulaması sırasında kullanılan yöntemler hakkında ise Prof. Dr. Hizmetli, şu bilgileri verdi: “Branşımızın adı üstünde fizik tedavi ve rehabilitasyonda iki ayrı bölümden oluşuyor. Dolayısıyla birinci bölümde bir takım fiziksel ajanlar ki, bunların sayısı çok fazla. Bunlar; sıcak-soğuk ısı uygulamaları elektro-terapist yöntemler, mekano terapi, manüpülatü yöntemler. Bu yöntemlerin hem fiziksel hem de mekanik etkileri sözkonusudur. Bu kullandığımız ajanların  iyileştirici etkilerinden yararlanıyoruz. İkinci kısım rehabilitasyonda da başta egzersiz olmak üzere pek çok özel(Terapotik) egzersiz yöntemleriyle daha çok  vücudun belirli bölümlerini çalıştırmak ve fonksiyonel hale getirmek için yapılan çabalardan bahsediyoruz. Dolayısıyla hem elle yapılan terapotik  tedaviler hem de cihazla yapılan tedaviler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

       
KİREÇLENME(Osteoartroz)

       Prof. Dr. Hizmetli, kireçlenmede fizik tedavi kullanımı ile ilgili şunları söyledi: “Önce kireçlenmeden ne kastettiğimizi en azından bir açıklığa kavuşturmak lazım. Kireçlenme dediğimiz hadise eklem yüzeylerindeki kıkırdağın aşınması. Bu yaşla birlikte artan bir süreç. Şikayete yol açması da genellikle 40’lı yaşlardan sonra başlıyor. Tabi bunun derecesi kişiden kişiye değişiyor. Dolayısıyla hastamızda bu tip şikayetler varsa, mutlaka egzersiz, çevre kasların güçlendirilmesi açısından olmazsa olmaz kuralımızdır. Düzenli bir egzersiz programıyla uzun vadede ekleme binecek olan yükü büyük oranda kaslara aktarmak mümkün. Ama bu egzersizlerin bilinçli ve sürekli yapılması lazım. Bunlar yeterli olmuyorsa ilaç tedavileriyle genellikle eklem kireçlenmelerinde, özellikle erken, orta dönemlerde fizik tedavinin orta ve uzun vadeli önemli derecede rahatlatıcı ve şikayetleri giderici etkisi var.”


       
SPOR YARALANMALARI VE FİZİK TEDAVİ


 Türkiye’de amatör ve profesyonel sporda, fizik tedavi etkin olarak yeni yeni gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Hizmetli, spor yaralanmalarında fizik tedavinin kullanımı ile ilgili olarak şunları söyledi: “Batı toplumlarındaki gibi spor, ne yazık ki, henüz toplumun bir parçası olan sorun veya bir yaşam biçimi değil. Ancak sportif rehabilitasyon, özellikle spor yaralanmalarının vazgeçilmez bir parçası. Spor travmatolojisiyle ortopedist arkadaşlarımız ilgileniyor. Bir takım cerrahi müdahaleler yapılıyor. Veya cerrahi olmayan tedaviler yapılıyor. Bu tedavilerden sonra veya bu tedavilerle eş zamanlı olarak sporcuların hem ağrılarının giderilmesi, eklem fonksiyonlarının ya da kas fonksiyonlarının giderilmesi gerekiyor. Artı sporcularda ekstradan bir kas güçlenmesi gerekiyor. Normal insanlarda belki pek fazla gerekmeyen, dolayısıyla bu aşamada rehabilitasyon özellikle sporcular için vazgeçilmez bir unsur.



YAŞLILIĞA BAĞLI SAĞLIK SORUNLARI


 Yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarının, nüfusun yaşlanması ile arttığı biliniyor. Bu anlamda fizik tedavi ve rehabilitasyon kullanımı konusunda ise Prof. Dr. Hizmetli, şunları söyledi: “Türkiye’de yeni yeni bu sorun hissedilmeye başlandı. Çünkü biz, kendimizi her zaman genç toplum olarak tanımlıyoruz ama bizde de yaşam süresi uzadıkça yaşlılarla ilgili özel bir sağlık sorunları ve bununla ilgili sosyal sorunlar da gündeme gelmeye başladı. Eklem hastalıkları açısından baktığımız zaman özellikle yaşlı toplumda sık görülen kireçlenme, zaten toplumun yüzde 10’unda gözüküyor. Ki, bu hiç azımsanmayacak bir rakam. Bunun dışında kalp damar hastalıkları, akciğer hastalıkları vs. gibi aklınıza gelebilecek tüm organlarda zaten bir yaşlanma süreci sözkonusu. Kaslarda ister istemez bir zayıflama, bir gerileme olabiliyor. Dolayısıyla geriatri rehabilitasyon kapsamında insanların günlük yaşamlarını, özellikle yaşlıların günlük yaşam yaşamlarını kendi kendilerine bağımsız yapabilmeleri için gerekli tüm ayarlamalar ve rehabilitasyon yöntemleri deneniyor. Çünkü burada amaç kişinin toplum içerisinde üretici olması, artı çevresine, topluma yük olmadan olabildiğine kendi kendine bağımsız işini görünmesi. Dolayısıyla rehabilitasyonun da amacı, özellikle geriatrik rehabilitasyon da bu bağlamda çok önem kazanıyor.”

       

KORUNMA


Genel sağlığımızı korumak için ve az hareket etmekten kaynaklanan ağrılarımızı ortadan kaldırmak için günlük yaşamımızı nasıl planlayacağımız konusunda ise Prof. Dr. Hizmetli, “Öncelikle spor yapmak gerekiyor. Bu her zaman söyleniyor ama ne yazık ki pek yapılamayan, gerçekleştirilemeyen bir yöntem. Sağlıklı beslenme çok önemli, çünkü büyük bir tempo, özellikle büyükşehirde yaşayan insanlar için inanılmaz bir tempo ve koşuşturma söz konusu. Bu tempo içerisinde insanların özellikle sağlığına dikkat etmesi son derece zor. Biz, tabi kilo almamalarını tavsiye ediyoruz. Kireçlenmeden bahsediyoruz. Özellikle 55 yaş üzerindeki aşağı yukarı yüzde 82’sinin kilolu olduğunu varsayarsak, bel, diz kireçlenmesi uzun vadede, 55 yaşından sonra ortaya çıkabilecek sorunları büyük oranda provake eden bir problem bu.”
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon polikliniği ve Romatoloji polikliniğine başvuran hastaların (Osteoartrit, Osteoporoz, Romatoit Artrit, Ankilozan Spondilit, Psöriatik Artrit, Behçet Hastalığı, Omuz Periartriti, Polimiyaljia Romatika,  Karpal Tünel Sendromu, Fibromiyalji Sendromu, Miyofasiyal Ağrı Sendromu, Gut, Hemipleji, Parapleji, Serebral Palsi, Sudeck Atrofisi vb.) muayene, tanı ve tedavisi, ayaktan fizik tedavi, ayaktan ve yatan hastalara rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir.
 Bölümün ilgilendiği sorunlar; ağrılı kas iskelet sistemi hastalıkları, dejeneratif eklem hastalıkları (kireçlenmeler-osteoartrit), iltihaplı romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit, Ankilozan spondilit, Sistemik lupus eritematozis, yumuşak doku romatizmaları, polimiyozit, dermatomiyozit, skleroderma,  sjögren sendromu, sarkoidozis, reaktif artrit, vaskülit vs), boyun-sırt-bel ağrıları (bel-boyun fıtıkları, faset sendromu, bölgesel ağrı sendromları..vs), kas-tendon-sinir yaralanmaları, osteoporoz (kemik erimesi), spor yaralanmaları, tam veya kısmı felçli (inme) omirilik yaralanmaları, tuzak nöropatiler (sinir sıkışmaları ve felçleri), yaygın kas ağrısı (fibromyalji sendromu), kırık ve ameliyat sonrası gelişen eklem kontraktürlerinin (ortopedik rehabilitasyonu), hareket kısıtlılıkları, serebral palsili çocuklar  gibi bir çok kas-iskelet-nörolojik sistemi ilgilendiren hastalıkların tanı, tedavi ve rehabilitasyonunu kapsamaktadır. 

 
Vatandaşlar ne dediler?

Ali Çağlar: 1964 Tokat Turhal doğumlu eski polis memuru ve Pazar  Üzümören Belde Belediye Başkanı. Trafik kazası geçirdim. Kolumda ve bacağımdan ağır yaralandım. Çeşitli hastanelerde tedavi gördüm. Sağ bacağımdan yürüyemiyordum. Bana burayı önerdiler. Muayeneyle başlayan yakın ilgi yatışa kadar götürdü bizi. Buraya geldiğimde tereddütlerim vardı fakat daha ilk günden yerini güvene bıraktı. Bizlerle çok yakından ilgileniyorlar. Çok kısa bir sürede gözle görünür bir ilerleme kaydedildi. Buradan çıkarken inşallahlar değnekleri atıp yürüyerek gitmek istiyorum. Tüm hocalara ve çalışanlarına teşekkür ediyorum.



 Hasan Yavuz: 1958 Sivas doğumlu ve emekli. Buraya 2.gelişim. Bel fıtığı sorunu yaşıyorum. Ne yalan söyleyeyim ben buraya geldiğimde biranda rahatlıyorum. Havuzda termal suya giriyorum. Fizik tedavi oluyorum ve Jimnastik hareketleriyle de kas kuvvetimi geliştiriyorum. Burayı yapan, yardımcı olan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah onlardan razı olsun.



Yusuf Yılmaz: 1953 Yozgat doğumlu ve emekli. Ben burayı tesadüfen yoldan geçerken gördüm ve soruşturarak buraya geldim. Her iki dizimde de kireçlenme var. Yapılan tedaviden son derece memnunum. Buradaki tüm görevliler bizimle çok iyi ilgileniyorlar. Herkese teşekkür ediyorum.



Nizamettin Çokol: 1955 Tokat Turhal doğumlu. Boyun fıtığından rahatsızdım. Kızımın arkadaşı burada yatmış ve benim buraya mutlaka gelmemi önerdiler. Bende geldim ve muayene oldum. Beni Sıcak Çermik’e gönderdiler. Beynimde acabalar vardı . Buraya geldiğimde verilen hizmeti gördükten sonra bunlar ortadan kalktı. Problemi olanların mutlaka buraya gelmelerini öneriyorum. Buranın kuruluşunu sağlayan, etkin bir şekilde tedavi olmamıza neden olan Sayın Prof.Dr. Sami Hizmetli ve ekibine  sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
 
 

Etiketler:

SICAK ÇERMİK

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış

YORUM YAP

Ad Soyad:
E-Posta:
Yorum:
REKLAMLAR Memoil
REKLAMLAR Akkoç
Hakemspor
asospor
FACEBOOK SAYFAMIZ