Diyarbakır bölgesi hakemlerinden Serhat Aslan bize bir e mail gönderdi. Mailin noktası virgülüne dokunmadan aynen yayımlıyoruz.
Sayın Ercan DURNA öncelikle sizlerin aracılığıyla tüm camiayı selamlıyorum saygılarımı sunuyorum. Son olarak 21872 lisans numaralı Diyarbakır ili hakemiydim ve bu sezon başından itibaren hakemliği fiili olarak bıraktım.
2014 yılı Kasım ayında UH kadrosundayken daha önce belli sorunlardan dolayı dosyamı aldırdığım Mardin ilinden Diyarbakır iline tekrar dönüş yaptım. Diyarbakır da çıktığım ilk antrenmanda dönemin Diyarbakır dernek başkanı Nihat MIZRAK benimle antrenman yapmak istemediğini söyledi.
Bende kendisinin antrenman programının ÜKYH olduğu için zaten farklı olduğunu ve böyle bir sorunun olmadığını söyledim. Bunun üzerine hakemlere dönerek “ya benimle antrenman yaparsınız ya da onunla” dedi.
Hakemlerin bir kısmı korktuğundan dolayı onunla antrenman yapmaya başladı bir kısmı da tepki olarak başlamadı. Bende o arkadaşları da ikna ederek antrenmanlarını yapmalarını istedim. Bunun üzerine onlarda antrenmana başladı. Ayrıca profesyonel maçlara gitmeme rağmen camiayla hiçbir ilişkisi olmayan Yıldıray ARSLAN’ın baskısıyla tarafıma amatör maçlarda görev verilmedi. Dernek toplantılarına çağrılmıyordum. Bunun üzerine bütün yaşanılanları Zekeriya ALP başkanlığındaki MHK na yazdım. Bu MHK benim sorunumla çok detaylı ilgilenmedi. Çünkü ne kadar haklı olsam da ben yalnızdım onlar güçlüydü.
MHK güçlüden yana tavır sergiledi. Kısa bir süre sonra MHK değişti. Yeni bölge sorumlumuz sn Kadir TOZLU göreve gelir gelmez Diyarbakır’a gelip benim sorunlarımla ilgili toplantı aldı. Kadir hoca Diyarbakır’ı iyi analiz etmişti.
Bu nedenle toplantıya sorunların temel sorumlusu Yıldıray Arslan’ı da davet etmişti. Toplantı yoğun tartışmalarla yaklaşık 4 saat sürdü. Kadir hocanın yoğun çabasıyla Yıldıray ARSLAN hakemlerin benimle antrenman yapacağını söyledi. Sorunların çözüleceğine söz verdi. Ancak ilk antrenman salı günüydü. Verdikleri sözü tutmadılar ve onlara yakın hakemler ve bir kısmı da korkudan antrenmana gelmedi.
İlerleyen haftalarda da benimle yine antrenman yapmadı. Sorunlar devam etti. Bunun üzerine Kadir hoca bölgeyi bıraktı. Metin Tokat bölgeyi aldı. Ancak kendisi MHK 2. başkanı olduğundan uzun bir süre ilimize gelemedi. Kendisi Yıldıray ARSLAN’ın samimi olmadığının farkındaydı ancak etliye sütlüye fazla karışmadı.
İlerleyen haftalarda Metin TOKAT beni sürekli BAL Ligi maçlarına atamaya başladı. Kendisiyle görüştüğümde ' ben güvendiğim hakemleri bu maçlara atıyorum, maç ayrımı yok, bizim için bu maçlar daha önemli' dedi. Oysa beni düşürmeyi planlıyordu.
Sezon sonu MHK değişip Kuddusi MÜFTÜOĞLU başkanlığındaki MHK geldi. Bizim bölgeye de hakemlik geçmişi şaibelerde dolu Yıldıray ARSLAN atandı. Bende Kuddusi hocaya mail atıp sorunlarımı anlattım. Yıldıray ARSLAN’ın dürüst ve adil olmadığını, kindar olduğunu, beni sevmediğini, beni düşürmek için herşeyi yapacağını söyledim.
3 gün sonra klasmanlar açıklanınca BH kadrosuna düşürüldüm. Bunun üzerine Kuddusi hocayı aradım. 2 yıl bölgesel, 3 yıl ulusal toplamda 12 yıl hakemlik yaptığımı, 5 yıllık klasman hakemliğim süresince 50 üstü maç yönettiğimi, bu 50 maçta hiç düşük not almadığımı, ama bir tane bile 2. lig maçına hakem olarak atanmadığımı, bölgenin en genç 3 hakeminden biri olduğumu, yüksek lisans mezunu olduğumu, bu işi sadece hobi olarak yaptığımı parasına ihtiyacım olmadığını anlatıp hangi kriterlere göre düşürüldüğümü sordum.
Kendisi bana 'ben sadece ÜKH ile ilgilendim, diğer klasmanlarla bölge sorumluları ilgilendi' dedi. Bende bölge sorumlusuyla ilgili attığım maili sordum 'evet okudum' dedi. Kuddusi hoca hatasının farkındaydı. Bu yüzden 'hakemliğe devam et, Ocak ayında seni alım yapacağız seni tekrar alırız' dedi. İlk anda devam etme kararı aldım ve Kuddusi hocaya da söyledim. Ancak Bölgesel Kurul üyeliğine Nihat MIZRAK gibi samimiyetsiz, ikiyüzlü biri getirilince devam etmeme kararı aldım. Bu sezon başından itibaren hiçbir seminer ve koşuya katılmadım.
Şuan beni arayan hakem arkadaşlar çok rahatsız. Yıldıray ARSLAN ve Nihat MIZRAK’ın sadece Diyarbakır hakemlerini iyi maçlara yolladığını, çok büyük haksızlıklar yaptıklarını söylüyorlar. Birçok hakem çok rahatsız eminim bu yazım onları da cesaretlendirir. Hergün korkakça yaşamaktansa bir kere delikanlı gibi ölmek daha değerlidir, ben bu yolu seçtim pişman değilim.
Artık hiçbir şekilde hakemlik camiasında yer almayı düşünmüyorum ve aktif hakemliğimi sonlandırıyorum. Bende çok emeği olan Abdurrahman ARICI ya, Yusuf YILMAZ a, Recep KESİCİ ye ismini yazamadığım bütün hocalarım ve hakem arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Saygılar.
SERHAT ASLAN-DİYARBAKIR