MHK, bu hafta oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine FİFA hakemlerimizden Halil Umut Meler’i atadı. Yardımcıları ise İbrahim Çağlar Uyarcan ve Abdullah Bora Özkara olacak.
Yıllarca hakem camiasını ve hakemleri yakından takip eden birisi olarak, Halil Umut Meler’e bazı tavsiyelerimiz olacak..
Çok hakem maçın berabere bitmesini ister. “Ne şiş yansın ne kebap” cinsinden. İki tarafında tepkisinden çekinirler.
En önemli tavsiyem; “maçın sonucunu değil, maçın kontrolünü yönetmesi” olur.
*"Maçın sonucunu değil, maçın kontrolünü yönetmek" ilkesi, üst düzey her derbinin ve elit hakemliğin adeta anayasasıdır.
Halil Umut Meler’e tavsiyelerimiz şöyle;
*İlk 10-15 dakika çok önemli. İki takımın da sertliğine izin vermeden, faul standardını ilk dakikalarda net ortaya koymalı.
*İlk kartı doğru zamanda göstermeli. Çok erken gereksiz karttan kaçınmalı ama oyuncuların “hakem bugün müsamaha gösteriyor” algısına da fırsat vermemeli.
*Ceza alanındaki pozisyonlarda sakin kalmalı. Özellikle penaltı, elle oynama ve müdahale pozisyonlarında VAR’a güvenerek değil, kendi pozisyonuna güvenerek karar vermeli.
*Oyuncu ve teknik adamlarla iletişimi iyi kurmalı. Derbilerde her itirazı kartla çözmeye çalışmak yerine, otoriteyi iletişimle göstermeli.
*Avantaj uygulamasına dikkat. Büyük maçlarda doğru avantaj, hakemin kalitesini çok gösterir.
*VAR ile uyum çok önemli. Özellikle kritik penaltı ve kırmızı kartlarda VAR müdahalesine açık olmalı; ama sahadaki karar sorumluluğunu da VAR'a bırakmamalı.
*Tribün ve medya baskısından tamamen uzak kalmalı. Fenerbahçe veya Beşiktaş lehine olduğu düşünülen her kararın arkasından gelecek tartışmayı düşünmeden, pozisyonu olduğu gibi değerlendirmeli.
*En önemlisi: “Ben haklı çıkacağım” değil, “doğru kararı vereceğim” düşüncesiyle maça çıkmalı.
*Bence Meler'in bu maçta özellikle “tutarlı faul ve kart standardı” yakalaması halinde maçın kontrolünü elinde tutması çok daha kolay olur.
Halil Umut Meler gibi FIFA kokartlı bir hakemin en büyük gücü saha içi otoritesi olsa da, derbi atmosferlerinde VAR’a aşırı bel bağlama veya erkenden kart standardını kaçırma riskleri her zaman mevcuttur.
Her iki takımda da hakemi aldatmaya yönelik hareket yapan oyuncu olabilir. Her düdükten sonra etrafı çevrilebilir.
Acımasızca rakibini sakatlamaya çalışan olabileceğini ve bunların önceki maçlarında yapanların kimler olduğunu sezgisini kullanarak önleyici hakemlik yapması hakemlik kalitesini yukarıya taşıyabilir.
Hakem sadece düdük çalan kişi değil, maçın davranış standardını daha ilk dakikalarda belirleyen kişidir.
Önleyici hakemlik neden önemli?
Derbi gibi tansiyonu yüksek maçlarda bazı futbolcuların;
*Hakemi aldatmaya yönelik kendini yere bırakması,
*Her pozisyondan sonra hakemin etrafını sararak itiraz etmesi,
*Rakibine kontrolsüz ve sakatlayıcı müdahalelerde bulunması,
*Küçük temasları büyüterek hakem üzerinde baskı oluşturmaya çalışması,
*Rakibin kart görmesini sağlamak amacıyla pozisyonları provoke etmesi gibi davranışlar gösterebileceğini önceden öngörmek, hakemin maç yönetimini ciddi biçimde kolaylaştırabilir.
Ancak burada çok önemli bir ayrım var: Hakem oyuncunun geçmişteki davranışını bilir ama geçmişte yaptığı için bu oyuncuya peşinen düdük çalmamalı veya kart göstermemeli.
Geçmiş maçlar, hakemin dikkatini nereye yoğunlaştıracağını belirleyen bir veri olmalı; kararın kendisi ise o anki pozisyona dayanmalı.
Meler ne yapabilir?
Bence derbide Meler'in özellikle ilk 10-15 dakikada oyunculara sınırları net biçimde göstermesi çok önemli.
Örneğin ilk ciddi faulde sadece düdük çalıp geçmek yerine, gerekiyorsa oyuncuya net bir beden diliyle:
“Bu müdahaleye izin vermeyeceğim.” mesajını vermesi, sonraki pozisyonların sertleşmesini engelleyebilir.
Aynı şekilde her düdükten sonra 5-6 futbolcunun hakemin etrafını çevirmesine izin verilmemesi de önemli.
İtiraz eden oyuncu ile kararın muhatabı olan oyuncu arasındaki sınır baştan çizilirse, maçın ilerleyen bölümlerinde hakemin otoritesi çok daha az sınanır.
Bence en kritik konu: Oyuncu profili
Meler'in maç öncesinde yalnızca taktiksel hazırlık değil, oyuncu davranışları üzerine de hazırlık yapması hakemlik kalitesini artırabilir.
Son maçların görüntülerini izleyip:
*Kim hakemi aldatmaya çalışıyor?
*Kim faul sonrası rakibin üzerine gidiyor?
*Kim sürekli hakemin kararına itiraz ediyor?
*Kim ikili mücadelelerde kontrolsüz?
*Kim provokasyona açık?
*Kim rakibinin kart görmesini sağlayacak hareketler yapıyor? Gibi başlıklarda bir oyuncu davranış haritası çıkarmak mümkün.
Bu, “Bu futbolcu kesin böyle yapacak” anlamına gelmez. Tam tersine, “Bu futbolcunun bu davranış biçimine karşı daha dikkatli olmalıyım” anlamına gelir.
Asıl sınav burada
Halil Umut Meler'in daha önce Fenerbahçe-Beşiktaş arasında üç derbiyi yönettiği ve bu maçlarda Beşiktaş'ın iki galibiyet, bir beraberlik aldığı aktarılıyor. Bu nedenle yeni derbide onun açısından en önemli konu, geçmiş maçların sonuçlarından bağımsız şekilde 90 dakika boyunca aynı standartta karar verebilmek olacaktır.
Bu konuyu kısaca şöyle özetleyelim:
“İyi hakem pozisyonu yönetir, büyük hakem ise pozisyon oluşmadan önce maçı yönetir.”