ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 18.97.14.86
Online Ziyaretçi: 79
Bugün Toplam: 8622
Dün Toplam: 13696
Genel Toplam: 37919269
HABER ARAMA
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

Hakem Camiasında Sessizliğin Nedeni Ne?

Tarih:

11 Eylül 2026 Cuma 15:25

Okunma:

1670

Yorum:

0     Yorum Yaz

Hakem Camiasında Sessizliğin Nedeni Ne?

Hakem Camiasında Sessizliğin Nedeni Ne?
Hakem dernekleri eski hareketliliğini kaybederken, hakem camiasında dikkat çeken bir sessizlik yaşanıyor.

Futbol sahalarında düdükler çalıyor, ligler devam ediyor, hakemler yeni sezon için hazırlıklarını sürdürüyor. Ancak futbolun görünmeyen tarafında, hakem camiasının sosyal ve mesleki birlikteliği açısından dikkat çeken bir sessizlik yaşanıyor.

Bir dönem futbol hakem camiasının önemli yapı taşlarından biri olan hakem dernekleri, geçmiş yıllarda sezon açılışlarından dayanışma gecelerine, çeşitli sosyal etkinliklerden buluşmalara kadar birçok organizasyonun merkezinde yer alıyordu.

Hakemler yalnızca sahada değil, saha dışında da birbirleriyle iletişim halinde olur, camianın birlik ve beraberliğini güçlendiren organizasyonlarda bir araya gelirdi.

Bugün ise tablo oldukça farklı görünüyor.

Dernekler eski günlerini arıyor

Hakem derneklerinin geçmişteki hareketli yapısının bugün aynı ölçüde devam etmemesi, camia içerisinde de çeşitli değerlendirmelere neden oluyor.

Özellikle Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (TFFHGD) arasındaki ilişkilerin eski sıcaklığını kaybettiğine yönelik değerlendirmeler, hakemlerin derneklerle olan bağlarının da zayıfladığı yorumlarını beraberinde getiriyor.

Bir dönem hakemler açısından sosyal dayanışmanın ve mesleki birlikteliğin adreslerinden biri olan dernekler, bugün birçok hakem için daha geri planda kalmış durumda.

Peki neden?

Hakemler neden uzaklaşıyor?

Hakem camiasında konuşulan başlıklardan biri de derneklerin hakemlerin günlük mesleki hayatındaki ağırlığının azalması.

Hakemlerin asli görevlerinin maç yönetmek, fiziksel ve teknik olarak hazırlanmak olduğu düşünüldüğünde, dernek faaliyetlerine katılımın azalması ilk bakışta doğal karşılanabilir.
Ancak işin bir de başka boyutu bulunuyor.

Geçmişte gerçekleştirilen çeşitli organizasyonların ve etkinliklerin hakemlere yönelik bir dayanışma kültürü oluşturduğu, bu etkinliklerin camianın birbirini tanımasına ve iletişim kurmasına katkı sunduğu belirtiliyor.

Bugün bu tür organizasyonların azalmasıyla birlikte hakemlerin birbirleriyle olan sosyal bağlarının da zayıfladığı yönünde görüşler bulunuyor.

“Cebimizden para çıkmasın” anlayışı mı?

Hakemler açısından bir başka tartışma ise dernek faaliyetlerinin beraberinde getirebildiği üyelik ve maç yüzdeleri.

Geçmişte dernek faaliyetlerine daha fazla katılım gösteren hakemlerin bugün, ekonomik koşullar ve kişisel tercihler nedeniyle bu tür organizasyonlara mesafeli durduğu değerlendiriliyor.
Sonuçta ortaya şu soru çıkıyor:

Hakemler derneklerden uzaklaşırken bunun nedeni yalnızca derneklerin etkinlik yapmaması mı, yoksa hakemlerin de artık bu yapılara ihtiyaç duymadığını düşünmesi mi?
Belki de iki taraflı bir kopuştan söz etmek gerekiyor.

Dernekler hakemlere ulaşamadıkça etkinliklerin anlamı azalıyor; hakemler derneklerden uzaklaştıkça da derneklerin hareket alanı daralıyor.

Bu durum zaman içerisinde bir kısır döngüye dönüşüyor.


MHK neden sessiz?

Tartışmanın en dikkat çekici taraflarından biri ise Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) bu sosyal ve kurumsal kopuş karşısındaki tutumu.

MHK'nın temel görevi hakemlerin atama, değerlendirme ve gelişim süreçlerini yönetmek olsa da hakem camiasındaki birliktelik ve iletişim ortamının tamamen göz ardı edilmemesi gerektiği düşünülüyor.

Çünkü hakemlik yalnızca 90 dakika boyunca sahada düdük çalmaktan ibaret değil.
Hakemlik aynı zamanda iletişim, dayanışma, eğitim, tecrübe paylaşımı ve camia kültürü demek.

Genç bir hakemin deneyimli bir hakemle aynı ortamda bulunması, yaşanmış maçların konuşulması, farklı bakış açılarının paylaşılması ve camia içerisindeki iletişimin güçlenmesi, hakem gelişiminin saha dışındaki önemli parçaları arasında yer alabilir.
Bu nedenle hakem derneklerinin zayıflaması, yalnızca bir sosyal etkinlik meselesi olarak görülmemeli.

Eskiden sezon açılışları vardı, şimdi ne var?

Hakem camiasında eski dönemleri hatırlayanların sıkça dile getirdiği bir başka konu da sezon açılışları.

Bir dönem sezon öncesinde hakemlerin, gözlemcilerin, yöneticilerin ve futbolun diğer paydaşlarının bir araya geldiği organizasyonlar yapılırdı.

Yeni sezon heyecanı birlikte yaşanır, camianın yeni sezona motivasyonla başlaması sağlanırdı.
Şimdi ise birçok yerde bu tür organizasyonların ya azaldığı ya da eski görkemini kaybettiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Ortaya çıkan tablo ise düşündürücü:

Sahada hakem var, maç var, lig var; ancak hakem camiasının sosyal tarafında eski hareketlilik yok.

Asıl mesele birliktelik

Burada tartışılması gereken asıl konu bir gecenin düzenlenip düzenlenmemesi değil.
Asıl mesele, hakem camiasının ortak bir kültür etrafında ne kadar bir arada tutulabildiği.

Çünkü genç hakemlerin kendilerini camianın bir parçası olarak hissetmeleri, deneyimli hakemlerle iletişim kurabilmeleri ve mesleki tecrübelerin aktarılabilmesi önemli.

Derneklerin de burada kendilerine yeniden bir rol biçmesi gerekiyor.

Hakemler de “Dernek ne yapıyor?” diye sormak kadar, “Biz dernek için ne yapıyoruz?” sorusunu da kendilerine yöneltmeli.


Kopuşun bedeli ağır olabilir


Bugün yaşanan sessizlik kısa vadede kimseyi rahatsız etmeyebilir.
Ancak kurumsal yapılar ile saha insanları arasındaki bağların zayıflaması uzun vadede daha ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bir camianın gücü yalnızca aldığı kararlardan değil, üyeleri arasındaki iletişimden ve dayanışmadan gelir.

Hakem dernekleri yeniden sahaya inmeli, hakemlerin beklentilerini dinlemeli ve onları yalnızca aidat ödeyen üyeler olarak değil, camianın temel unsurları olarak görmeli.

Hakemler de dernekleri sadece etkinlik düzenleyen yapılar olarak değerlendirmemeli.

MHK, TFF ve TFFHGD arasındaki iletişimin de hakem camiasının geleceği açısından daha sağlıklı bir zemine oturması gerekiyor.

Çünkü bugün sessiz kalan bir camianın yarın sorunlarını yüksek sesle anlatacak bir platform bulması kolay olmayabilir.

Sahada düdükler çalıyor ama hakem camiasında neden bu kadar sessizlik var?

Bu sorunun cevabını yalnızca hakem derneklerinde değil, TFF'den MHK'ya, TFFHGD'den hakemlerin kendisine kadar tüm paydaşların birlikte düşünmesi

Zira hakemlik sadece sahada değil, camia olabilmekte de kazanılır.
 

Etiketler:

YORUMLAR

AHMET YENİLMEZ
HOCAM ÇOK GÜZEL BİR KONUYA DEĞİNDİNİZ DERNEKLER SADECE VİZE İŞLEMLERİNDE PARASINI ALABİLEK İÇİN İLETİŞİME GEÇİYOR AMATÖR HAKEMLERİN ÜCRETLERİ ZAM VAR MI YOK MU KİMSE KONUŞMUYOR HAKEMİN GÖREVİ VE SORUMLULUĞU SÜREKLİ ARTIYOR DERNEKLER SES ÇIKARMIYOR NERDE MHK NERDE TFF NERDE ZAM
14 Eylül 2026 Pazartesi 10:21
Mehmet
Selamlar asıl mesele iktisadi zorluklar, üst kategoride belki herşey yolunda olabilir ancak alt kategorideki durumlar içler acısı maç ücretleri harç giderleri çok kötü durumda alt kategoriden hakemler yetişmiyor rekabet ortamı olmadığı için aynı zamanda talep olmadığı için önümüzdeki yıllarda kaliteli hakem çıkması çok zor özellikle amatör maç ücretleri cazip hale gelmeli dernek olarak hakemler sahipsiz kalmaktadır bundan ötürü derneğin hiçbir cazibesi kalmamıştır kurullar ve dernekler Aynı masada hareket ettiği için sendika işveren Le ortak hareket ediyor , hakem csmiası demokratik ortam hiçbir zaman olmadı
13 Eylül 2026 Pazar 21:59

YORUM YAP

Ad Soyad:
E-Posta:
Yorum:
REKLAMLAR REKLAMLAR FACEBOOK SAYFAMIZ