Bazı takımların puan kaybettikten sonra hakemler üzerine gittiğini yıllardan beri görüyoruz. Hatta bazı yöneticiler işi daha da ileri götürerek “Ben bu hakemin düdüğünü astıracağım” dediğini ve astırdığını, bazı kulüp başkanlarının bu hakem klasman düşecek dediğin ve düştüğüne bu ülke insanı şahit oldu.
Hani diyoruz ya UEFA hakem konvansiyonuna girdik diye.. Veya Türkiye UEFA’ya bağlı.. Avrupa ülkelerinde hangi kulüp yöneticisi yada hangi kulüp teknik direktörü hakemler hakkında konuşabiliyor mu? İşte burada durup düşüneceğiz.
Galatasaray kulübünün hakemler hakkında zaman zaman eleştirileri olmuştur ancak ilk defa bu kadar ağır bir açıklama yaptığına şahit oluyoruz. İstemleri ise ayrıcalık değil, sadece adalet ve tarafsızlık..!
Galatasaray'dan yapılan açıklama şu şekilde;
Galatasaray, resmi internet sitesinden hakem hatalarıyla ilgili "Ayrıcalık değil, tarafsızlık istiyoruz" başlıklı bir açıklama yaptı.
Türk futbol hakemlik camiasının itibarsızlaşmasına da yol açan 'kurallara uygun ve yansız' yönetme yetisinden uzak bazı isimler nedeniyle, Galatasaray Spor Kulübü olarak bu açıklamayı yapmak bizim için bir zorunluluktan öte hayati bir gereklilik haline gelmiştir.
Sezonun ilk yarısındaki skandal kararları ‘insan hatası’ olarak değerlendirmemize rağmen ne hakemlerde ne de onları kontrol eden, yöneten mekanizmalarda herhangi bir değişiklik veya gelişme olmadığını üzülerek görmekteyiz.
Artık bu kararların anlık hata değil, organize bir şekilde art niyet içererek gerçekleştiğine olan inancımız tamdır.
Bilerek ve isteyerek ya da başkalarının yönlendirmesiyle Galatasaray aleyhine hatalar yapan bu kişilerin bilmesini isteriz ki karşılarına aldıkları camia 25 milyon taraftarı olan Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Haksızların sesi daha çok çıktığı için haklı olarak gösterilme çabalarına cevabı taraftarımız, camiamız ve tüm üyeleriyle büyük Galatasaray Ailesi verecektir.
İçlerinde Galatasaray düşmanlığı ve taraflılık o kadar yüksek seviyeye gelmiştir ki Karabük maçında olduğu gibi kendi doğru verdiği kararın altında ezilen ve birilerine kendini affettirme çabasıyla hayal dünyasından penaltı uyduran hakemler doğmuştur...
Kayserispor maçında attığımız nizami golde hayali bir faul üretme ihtiyacı hissedenler, Rizespor maçında ise golümüzü ofsayt bayrağı ile iptal ederek devreye girmiştir. Keza Türkiye Kupası eşleşmesinde de benzer skandallar yaşanmış, ofsayttan yediğimiz ilk gol geçerli sayılmış, bir oyuncunun 79 milyonun gözü önünde attığı kasıtlı dirsekler her nasıl olduysa müsabakanın hakem heyetinin gözünden kaçmıştır.
Şampiyonun belirleneceği kritik haftalarda art arda yaşanan bu olaylar tesadüf diye geçiştirilemeyecek kadar vahimdir. Sözde hatalar tüm kamuoyunun gözü önünde utanmadan, sıkılmadan, göz göre göre yapılmaktadır.
Hal böyle iken, şampiyonluk yarışındaki en önemli ve değerli rakiplerimizden biri ile oynayacağımız derbi maçının Pazar günü yerine Pazartesi oynanmasının mantıklı bir gerekçesi, talebimize rağmen hâlâ tarafımıza izah edilememiştir.
Galatasaray Camiası olarak isteğimiz başkalarının talepleri gibi kollanmak ya da ayrıcalık değil, sadece adalet ve tarafsızlığın Türk futbolunu yöneten her birim ve bireyde hâkim olmasıdır.