ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 216.73.216.123
Online Ziyaretçi: 29
Bugün Toplam: 5466
Dün Toplam: 25745
Genel Toplam: 36035875
HABER ARAMA
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

M. KAMİL ABİTOĞLU İLE ÇOK ÖZEL

Tarih:

18 Temmuz 2015 Cumartesi 20:23

Okunma:

6941

Yorum:

0     Yorum Yaz

M. KAMİL ABİTOĞLU İLE ÇOK ÖZEL

M. KAMİL ABİTOĞLU İLE ÇOK ÖZEL
Bildiğiniz gibi süper Lig de 2 hakem yaştan dolayı bıraktı. Bunlardan bir tanesi Mustafa Kamil Abitoğlu diğeri ise Yunus Yıldırım. Her ikisiyle de birer röportaj yapma isteğim var. İlkini M.Kamil Abitoğlu ile yapma fırsatı yakaladım. İnşallah Yunus Yıldırım ile de mutlaka bir yerde biraraya geleceğim.

Mustafa Kamil Abitoğlu;

Yönetmiş olduğu birbirinden zor maçlarla herkesin takdirini kazanmış, spor kamuoyu önünde sevilmiş ve takdir kazanmış bir zat.
Hakemlik yaşamında yeni ufuklar açan, katma değer üreten, vizyoner kişiliği ile geleceğe ışık tutan, spor insanlarıyla, onların temsilcileri olan Kulüp yöneticileri ve kulüp sporcularıyla müsabakalarda iyi diyaloglar kuran, sahada sevgi dinamiklerini harekete geçiren; Mustafa Kamil Abitoğlu hakemlikte hoş bir seda’nın ötesinde çok şey bırakarak; yeni görev yeri olan gözlemciliğe  uğurlandı..
Öyle bir uğurlanma ki herkese nasip olmayacak cinsten. Sporcuların omuzlarında  ve gönüllerde..
Aslında bu röportajı hakemliği bıraktığı günlerde yapmamız gerekiyordu. Kendisini aradığımızda Ercan ağabey bana biraz müsaade et söz bir gün yapacağız demişti. İşte o gün “bugün”

Bayram tatilini geçirmek üzere Alanya’ya geldik. 2. gün kendisini arayarak buluştuk ve bu röportajı gerçekleştirdik. Hem de farklı yönleriyle.. Ercan Durna sordu Kamil Abitoğlu cevaplandırdı..  

Hakemin Sesi: Mustafa Kamil Abitoğlu kimdir?

Mustafa Kamil Abitoğlu: 1970 yılında dünyaya geldim. Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F Maliye bölümünü bitirdim. Spora futbol oynayarak başladım. Amatör olarak futbol oynadım. Hakemliğe 1992 yılında başladım. İl hakemi olduktan sonra vizemi yaptırmadım ve futbol oynamaya devam ettim. 1995 yılında ise tam olarak girdim işin içine..
1996 yılında C yan hakemi, 1997 yılında ise B Hakemi oldum. 2005 yılına kadar A kategorinde maçlara çıktım. Hem düdük öttürüyordum hem de süper lige yardımcı olarak gidiyordum. 2006 yılında ise Süper Lig hakemi oldum. 2015 yılında ise hakemliğe son noktayı koydum.


Hakemin Sesi: Hakemlik yapmak sizce nasıl bir duyguydu?

Mustafa Kamil Abitoğlu: Sevgili Ercan Durna ağabeyim, eğer bir işi sevmez iseniz o işte başarılı olma şansınız olmaz. Ben hakemliği severek yaptım. İçimde yönetme ve karar verme arzusu beni hakemliğe yönlendirdi. Futbol oynarken hakemlerle aram çok iyiydi. Onlar karar verirken hep gıptayla bakardım. İçimden bir gün bende hakem olabilir miyim diye aklımdan geçirirken sevgili ağabeyim Emin Müftüoğlu, seni birgün futbol hakemi yapacağım diyordu. Sonunda galip gelen o oldu. Bugüne kadar severek ve isteyerek hakemlik yaptım. İyi ki de yapmışım diyorum.

Hakemin Sesi: Her hakemin mutlaka unutamadığı anlar vardır. Sizin anılarınız var mı?

Mustafa Kamil Abitoğlu; Anı çok ama iz bırakanlar var. Onları hayatım boyunca unutamam. Sizlere bunlardan birkaç tanesini anlatayım.

B Klasmanı iken Süper Lig’e çıktım

Anı 1: B Klasmanında görev yapıyordum. Sayın Mustafa Çulcu başkanım beni aradı ve Süper Lig maçı olan Konyaspor- Kayserispor maçını yöneteceğimi ve bana güvendiğini söyledi. O anı unutamam. O maçın bana verilmesi ve o maça çıkmam benim ve peşimden gelen hakem arkadaşlarımın önünü açtı. Başarılı olmaktan başka şansım yoktu. Benden sonra Bünyamin Gezer, Halis Özkahya ve Hakan Özkan da B hakemi iken süper Lig de maç yönettiler.

Maçtan önce başım yarıldı

Anı 2: Maçlarda bazen elinizde olmayan nedenlerden dolayı başınıza işler gelebilir. Böyle bir iş benim de başıma geldi. Hakem camiası bunu ilk defa Hakemin Sesi farkıyla duyacak.

Maç: Beşiktaş- Karabükspor maçı. Hakem arkadaşlarla ısınmamızı yaptık. Her şey tamam. Takımlar sahada. Maçın başlamasına 8 dakika var. Hakem soyunma odası tribünlerin altında aynı çatı katı gibi bazı yerleri meyilli ve alçak seviyede. Oturduğum yerden kalktım ve doğrulmamla birlikte kütt diye bir ses geldi neye uğradığımı şaşırdım. Başım yarılmıştı. Tedavi oldum ve sahaya çıktım. Bu maç tam bir kabus gibiydi. Maçta başımıza neler geldi neler?
Hakem arkadaşlarıma durumumu gördünüz bana her konuda yardım etmenizi bekliyorum diye talimatlar verdim.
Sahada görüldü ki sadece ben değil  sanki diğer arkadaşlarım da başlarını bir yerlere çarpmış gibiydiler.
Ben ne gördüysem onlarda gördü..! Ben ne göremediysem onlarda göremedi..!
Hani bir söz vardır; “Beni kimse anlamadı.. Bir kişi anladı o da yanlış anladı” o maçta neler yaşadık neler?

İşte onlardan bir kaçı..

Varan:1 Karabük lehine bir penaltı pozisyonu vardı. Emenike Kaleci Hakan Arıkan tarafından düşürüldü. Sonuç kırmızı kart penaltı olması gerekirken hep beraber korner verdik.

Varan:2  Başiktaşlı Hugo Almeida’nın bir pozisyonu var. Uzaktan çekmiş olduğu şut üst direkten gol çizgisini geçiyor ve sahaya dönüyor. Gol vermemiz gerekirken oyunu hep beraber devam ettirdik.

Varan: 3 Bu maçta yardımcı hakem arkadaşımız Şahan Yılmaz sakatlandı ve çimlere yattı. Görüntü her açıdan  hoş değil.

 Bir tarafta hakemin yatması diğer tarafta acı..

Bu maç tam bir kabus. Bir hakemin başına gelebilecek her türlü enstantane var.  Allah hiçbir hakeme böyle maç nasip etmesin.

Ama beni mutlu eden olay ise her iki takım lehine de neticeye tesir eden hatalar yapmışız ama maç bozulmamış olması.

Varan:4 olumlu ve unutamayacağım maç ise son çıkmış olduğum maç Rizespor- Galatasaray maçı..

Bu müsabakada Türkiye’de ve dünyada her hakeme nasip olmayacak görüntülere sahne oldu. Bir resmi müsabaka oynanıyor. Bu bir jübile maçı değil. Son maçıma çıkıyorum. Bitiş düdüğü ile birlikte biranda kendimi sporcuların ellerinde havada buldum.
Aman Allah’ım bu bir rüyamı diye kendi kendimi çimdikledim. Sporcular, yöneticiler ve seyircinin alkışları arasında hakemliğe son noktayı koymam unutamadığım anların en zirveye çıkanı oldu.
Alkışlar devam ederken biranda karşıma Galatasaraylı Sabri Sabrioğlu çıktı.. daha sonradan öğrendiğimde Deniz Çoban kardeşimden kırmızı kartı almış karşıma geçti bana kartı gösterdi ve “Çık dışarı” dedi.
Bunlar hoş seda olaylar. Beni son derece memnun etti. Gurur duydum. Bu görüntüler umarım ülkemiz futboluna  örnek teşkil eder ve futbol akışı içerisinde Fair Play ruhu ile yollarına devam eder. İnşallah bu görüntüler diğer hakem kardeşlerime de nasip olur.

Hakemin Sesi: Bazı takım yöneticileri bazı hakemlerden şikayetçi olur ve maçımıza daha istemiyoruz dediklerini duyuyoruz. Sizin tüm takımlar tarafından sevilmenizde ki gerçek neydi?

Mustafa Kamil Abitoğlu: Ülkemizde de dünyada olduğu gibi futbola büyük paralar harcanıyor. İnsanlar büyük başarılar kazanmak için yatırımlar yaparlar ve hep kazanma arzusu ile yaşarlar. Ayrıca haklarının yenmemesi için de “ADALET” beklerler. Alınteri kutsaldır ve hak yemek de haramdır. Ülkemizdeki spor kulüpleri maçlarını yönetecek hakemleri mercek altına alırlar. Sporcular da hakemleri yakından tanıma fırsatı buluyorlar. Bir hakem bir takımın maçına yılda 4-5 defa çıkabiliyor. Sporcular hakemin verdiği kararların doğruluk derecesine göre değerlendiriyorlar. Yani hakemlerin verdiği kararlara göre değerlendiriyorlar.  Eğer onlara inanıyorlarsa  hakemi de seviyorlar.

Yanlış kararlar verseler bile insani hata olarak değerlendiriyorlar ve itirazları yumuşak oluyor. Eğer hakeme inanmazlar ise en ufak bir taç kararını bile abartılı vaziyete çekip adeta hakemi tribünlere havale ediyorlar. Bu bağlamda sporcu ve yöneticiler ile aram hep sıcak oldu. Sevildik, inanıldık. Eksik olmasınlar hakemliği bıraktıktan sonra çok kişiden tebrik telefonları aldık.
Benim hakem kardeşlerime bu konudaki tavsiyem şu olacak; Saha da gördüğünü çalsınlar. Unutmasınlar ki: sporcuların hepsi emekçi ve ekmek parasını bu işten kazanan profesyoneller. Onların değerli olduğunu hakemler bilsin onlara hissettirsinler. İşin püf noktası burası. “Değer verirsen değer bulursun”

Hakemin Sesi: önemli maçların aranılan hakemiydiniz.. Neden FİFA hakemi olamadınız?

Mustafa Kamil Abitoğlu; FİFA hakemi olunmada aranılan kriterlerin hepsi bende mevcuttu.  Süper Lige 36 yaşında çıktım. Eskiden 44 yaşında bir hakemi FİFA hakemi yaptırıp ertesi sene hakemliği bıraktırıyorlardı. Şimdilerde daha genç hakemler isteniyor. Kelle koltukta maçlar yönettik. Kardeşlerim sakın küsmesinler. Her hakem FİFA hakemi olacak diye bir kaide yok. Zaten sayı kısıtlı. Benim Türkiye’de çıkmış olduğum maçlar bana yeterli. Hakemliği kimseye kırgın olmadan gönül rahatlığı ile bıraktım.

Hakemin Sesi: Genç hakemlere ne gibi tavsiyeleriniz olacak?

Mustafa Kamil Abitoğlu: Futbol bir endüstri ve sanayi haline geldi. Büyük paraların döndüğü bir arena. Hakemlik artık profesyonelliğe doğru gidiyor. Hakem sayısı fazla. Pastadaki pay az.  Önlerine bazı kriterler konuyor bunlara mutlaka uymaları lazım
İyi bir eğitim almalılar. Fiziki durumlarını en üst seviyeye çekmeliler, bir yerlere kendi bileklerinin gücü ile gelmeyi denemeliler, ahbap- çavuş ilişkisi içinde olmamalılar. O şekilde dahi gelseler orada barınma şansları az olur. İyi bir yabancı dil bilgisi almalılar.
Çok maç ve hakem seyretmeliler. Saha da çok iyi kural bilgisine sahip olmalılar. Saliselerin onda birinde karar verme yeteneğine sahip olmalılar.
Hakemlik insan yönetme sanatı haline geldi. Unutmalılar ki 3 yerden destek gelirse başarı gelir..
1 –Aile 2 İşyeri 3- Çevre..
Son sözüm işe şöyle. “Sevmek- Sevmek- Sevmek”
Tüm hakem camiasına selam, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum..,

Hakemin Sesi olarak Sayın Mustafa Kamil Abitoğlu’na şükranlarımızı sunar; yeni görev yerinde (Gözlemcilik) başarılarının artarak devamını dileriz.
Abitoğlu: Camia sizi  unutmayacak! 

 
 

  Sporculuk yılları.. Üstte soldan sağa 4. kişi..









Etiketler:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış

YORUM YAP

Ad Soyad:
E-Posta:
Yorum:
REKLAMLAR REKLAMLAR FACEBOOK SAYFAMIZ